09 Mayıs 2008 Cuma
Kimi ünlü bir manken, kimi doktor, kimi milletvekili, kimi işadamı. Hepsinin ortak özellikleri fotoğrafa olan merakları. Ünlü isimler vazgeçemedikleri fotoğraf tutkularını anlattı.
Bazı insanlar, sanat ve bilimi iki kutup olarak görür. Bazıları ise ikisinin de yaratıcılığa, özgün düşünme ve davranmaya dayanması sonucuna bakarak aralarında ciddi yöndeşlikler kurmaktadır. Aşağıdaki görüşler Thomas Kuhn'undur:
Atatürk, sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen bir devlet adamıdır. Çocukluğundan itibaren sanata ilgi duymuş ve sanatın bazı dallarıyla çok yakından ilgilenmiştir. Gençliğinde şiir ve edebiyata yakınlık duymuş, Namık Kemal'in şiirlerini okumuş ve ondan etkilenmiştir.
19. yüzyılın sonlarında sanat ve fotoğrafçılığın birbirleri üzerinde dikkate değer etkileri olduğu görülür. Bilgi aktarımı konusunda fotoğraf, resim sanatı ile zorlu bir yarış içine girmiştir. Dünyanın olduğu gibi aktarıldığı empresyonist resimlerden uzaklaşılmış, resmi oluşturan boyanın niteliği, çerçevenin boyutu gibi öğeler işlenen konu kadar önem kazanmıştır.
Pablo Picasso, tam adı ile Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Clito Ruiz y Picasso (25 Ekim 1881 – 8 Nisan 1973), İspanyol ressam ve heykeltıraş. 20. yüzyıl sanatının en iyi bilinen isimlerindendir. Georges Braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmıştır.
Adnan Turani, Dünya Savaş Tarihi kitabında resim sanatında Ortaçağ'ın nasıl yıkıldığını çok ilginç bir açıdan anlatır. Resimdeki değişim, yalnızca bir sanat anlayışının değil, bir dünya görüşünün de yıkılışının simgesidir.
Van Gogh,gençliğini bir sanat simsarlığı firmasında çalışarak geçirmiş, kısa süren bir öğretmenlik deneyiminden sonra, Belçika'da fakir bir madenci kasabasında misyoner olmuştur. Resim kariyerine 1880'den sonra başlamıştır. Başlangıçta koyu ve kasvetli renklerle çalışan Van Gogh, Paris'te tanıştığı empresyonizm ve neo-empresyonizm akımlarının etkisiyle canlı renklere geçmiş, Güney Fransa'da geçirdiği süre zarfında da bugün yaygın olarak tanınan kendine özgü resim tarzını geliştirmiştir.
‘Ölmeden Önce Yapmanız Gerekenler’ serisinin 3. kitabı, “Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 1001 Resim” okurlarıyla buluşuyor.
Artık kimse 36 poz bekleyip filmini tab ettirmek için uğraşmıyor ya da fotoğrafçılık sanatına özenip kırmızı loş ışıkta zaman geçirmek istemiyor. Devir hız devri, çektiği fotoğrafları anında görüntüleyip üzerinde ayar yapmak veya bu resim olmamış deyip çekilen ve beğenilmeyen resmi silip anında yenisini çekmek dijital fotoğraf makineleri ile mümkün.
Fotoğrafı amatör bir uğraşı olarak hayatına sokan ya da bunu daha da ileri götürüp fotoğrafı kendi asıl mesleğinin önüne çıkartıp, hayatı belgeleyen veya düşlerini, bilgilerini, duyarlılıklarını fotoğrafa yükleyen kimseler, yani fotoğraf amatörleri, gereksinim duyacakları temel bazı teknik bilgileri, sınırlı sayıdaki fotoğraf yayınlarını izleyerek veya kurslara katılarak edinebilirler.
Gerçekten eğlenceli bir resim tekniği VİDEO.
Sanat, anlamlı biçimlerin bağımsız bir şekilde yaratılmasıyla ortaya çıkmaktadır. En temelde var olan bir gerçeğin ya da gerçekliklerin kişisel veya toplumsal olarak belirli teknik veya disiplinli bir biçimde dışa vurularak ifade edildiği bir olgudur.
Osmanlı sanatının kaynağını hep İslam‘dan aldı. Osmanlı sanatı deyince aklıma gelen Osmanlı mimarisi ve o mimarideki insan hizmetine sunulmak için yapılmış camiler , medreseler , hanlar , hamamlar , çeşmeler, Daru’l Kurra lar vs. ‘dir. Osmanlı sanatının oluşması insan faydasına sunulacak eserlerin yapılmasıyla olmuştur. Osmanlıda sanat faydalılığın yanında büyüklüğü ve haşmeti de ifade ediyordu. Örneğin; Mehter, savaşlarda icra ettiği canlı ve dinamik havaları ile askeri coşturmuş ve düşmanlarına korku salmıştır. Türk zaferinin coşkusu ve zaferi olmuştur. Onu dinlemek insanı o dönemlere götürmüş ve o dönemi yansıtmıştır. Mehter günümüzde de gerek anlam gerekse icra yönünden oldukça etkili müzik yapısı ile yurt içinde ve yurt dışında verdiği konserlerle tüm dünyanın ilgisini çekmektedir.
Resim, grafik, rölyef, heykel, sahne dekoru ve mimarlık gibi plastik sanat dallarında ve fotoğrafta; derinliğin, bütünlüğün, devamlılığın, renk, biçim ve çizgilerle yada fotoğraf makinası aracılıyla bilimsel olarak elde edilmesinde izlenilen yöntemlere PERSPEKTİF denir. Kısaca perspektif, üç boyutlu cisimleri, iki boyutlu bir düzlem üzerinde göstermek için kullanılan bir araçtır. Çizgi perspektifi, renk perspektifi diye ayrılır.
Dijital sanat, genel anlamda üretilişinde bilgisayarın rol aldığı, fiziksel olmayan nesnelerin üretilmesiyle gerçekleşen sanat biçimine denir. Bu süreçte bilgisayar geleneksel anlamda bir yardımcı araçtan vazgeçilmez bir ortak yaratıcı konumuna kadar uzanan tayfın herhangi bir yerinde bulunabillir.